Ana Sayfa / Hurma Hakkında / Hurma mı şeker mi?

Hurma mı şeker mi?


Ne yazık ki, doğru ile yanlışın birbirine girdiği bir asırdayız. Bu asrın en önemli gündem maddeleri, su, gıda güvenliği, katkı maddeleri, tohumlar, ilaç kalıntıları, hormon, kuraklık vs. Herkes gıda güvenliğinden, doğal/organik/naturellikten, sağlıklılıktan söz ediyor. İnsan çocuğuna, eşine, sevdiklerine, misafirlerine nimetlerin en güzelini, en değerlisini ikram etmek ister. Bir Ramazan daha geldi. Ramazan'da iftar sofraları kurulacak. Birbirinden renkli yiyecekler süsleyecek sofraları. Yine bazıları sigarayla bazıları etil alkollü kolalarla iftar edecek. On bir ay yayınlanan yoz reklamlar yerine, inanç sömürüsü yapan reklamlar yayınlanacak. İslam'dan nefret ettikleri halde minareli, mahyalı, iftar sofralı reklamlar izleyeceğiz bir ay süreyle.

Mü'minler için Ramazan Bayramı, seküler (din dışı) yaşamı benimseyenler için 'şeker bayramı' gelecek. Kimileri örselenen değerlerlerine destek verircesine tatil bölgelerine gidecek, kimileri yaşlı gözlerle yolları gözleyecek, kimileri ise evinde sevdikleriyle bayram(!) edecek. İkram, insanlar arasında sevgi ve kardeşliğin köprüsüdür. Rahmete vesiledir. Yeryüzünde gördüğümüz her türlü nimet, Allah c.c.'ün inanan-inanmayan ayırımı yapmadan ikramıdır insana.

Allah'ın kullarına ihsanı olan temiz ve sağlıklı ürünler, hayat ve enerji kaynağıdır insan için. Her biri ayrı bir renk, lezzet, vitamin ve mineral deposu.

Kimi korku imparatorluğu kurarak, kimi hormon ekleyerek, kimi güya lezzet artırarak(!), kimi meşru olanla, olmayanı karıştırarak daha çok kazanma uğruna ifsat ediyor: Doğalı, Rahman-i olanı.

Kimi, azaldığını iddia ettikleri su kaynakları üzerinden vurgun yapıyor. Kimi, dünyanın belirli aralıkla yaşadığı imtihan vesilesi kuraklığı paraya tahville meşgul.

Evet, petrol sınırlı bir kaynak ve bir gün bitecek. Ama su asla! Dünyanın yüzde 97,5'i su, yüzde 2,5'i toprak. Suların yüzde 2,5'u tatlı su. Toprağın ihtiyacı su ile toprağın oranı birebir eşit. Yaşam için en tartışılmaz nimet su olduğuna göre, insanoğlunun yaşadığı sürece bu kaynağın insanlığa yetecek kadar olmasının garantörü Allah c.c.'dir.

İnanç zafiyeti olan seküler düşünce sahipleri ile inansa bile Kur'an-ı Kerim'den habersiz olanlar bu gerçeği anlayamazlar.

İnsanoğlu nehirleri denizlere akıta dursun, tüketime uygun değil dedikleri okyanusların suları buharlaşıp, bulutlaşmakta. Sonra rüzgârlar yardımı ile karalara yağmaktadır. İnsan tükendi deyince bu Sünnetullah hep yüzüne çarpılıyor ama görebilene.

Allah c.c. yarattığı tüm canlıların rızkına kefildir. Kendi tabiriyla O vaadinden caymaz. Bkn. Kur'an-ı Kerim Bakara 22, İbrahim 32, Hicr 20, İsra 31, Taha 81.

Su; dünyanın kötü yönetilmesi ve insanların en temel ihtiyaçları üzerinden terbiye edilmeleri uğruna, kimi insanlar için yaşamsal bir ihtiyaçken, kimi şirketler için bol sıfırlı kazançlar sağlayan bir rant aracı.

Son zamanlarda küresel ısınma, kuraklık, içme sorunlarının azlığı gibi gündemler kuşkusuz herkesi etkiliyor. Çoğu kimse bu bilgilerin doğru olup olmadığını araştırmıyor. Çevreyi tehdit edici her türlü eylemin içinde olanların, bu alanları gündem yapmalarının amacı ne olabilir?

ABD'nin eski Başkan Yardımcısı Al Gore, 2005 yılında çektiği "Uygunsuz Gerçek" adlı belgeselini geçtiğimiz yıl sinemalarda izledik. Al Gore'un bu 'uygunsuz yalanına' Nobel Ödülü bile vermişler. İzleyenler hatırlayacaktır. Al Gore belgeselinde, 'buzların erimesi sonucunda sular iki metre yükselecek, 2008 Haziran'ında Arizona sular altında kalacak' diyordu. Yalanı ortaya çıkana kadar, adam yüz milyon dolarları cebe indirdi. Ama kimse hala kandırıldığının farkında bile değil.

Yeryüzünü talan edenler, insanları kışkırtıyorlar. Biz dövünürken onlar geriye çekilip işin keyfini sürüyorlar. Sözü edilen bilgiler doğru yahut yanlış hiç önemi yok. Hiç kimsenin hiçbir nimeti israf etme hakkı yok. Okyanusların tümü tatlı su bile olsaydı bir Müslüman abdest için gerektiğinden daha fazla su kullanamazdı.

Yeryüzünün nimetlerini israf etme hakkımız olmadığı gibi, sağlık nimetini de tehlikeye düşürme hakkına sahip değiliz. İnsanı, Allah c.c. yarattığına göre insan O'nun yaratandan emareler taşır. İnsan'a bakınca Allah'ı hatırlarsınız. Ürün geliştirenler de ürettiklerine kendi kültür, inanç ve ahlaklarını zerk ederler

Günümüz endüstrisinin ilkeleri, mucitleri gibi seküler bir yapıdadır. Bu çağda satın aldığımız bir gıda maddesinde, inancımıza ait sınırların hep aşıldığını görürüz.

Önümüzdeki Ramazan Bayramı'nda misafirinize rengârenk şekerler ikram edeceksiniz. Acaba kaçınız bu şekerlerin içeriğini merak edecek? Kaç Müslüman 'bunun içerisinde inancım açısından sakıncalı katkılar var mı' diye araştıracak? Kaç kişi ikram ettiği şekerleme ürünlerinin içeriğindeki binlerce katkı maddesinin, çocukların sıhhatlerini bozabileceği endişeni taşıyacak? Zenginler ambalajına bakacak, dar gelirliler fiyatına.

Kapitalizmin haz ve lezzet kölesi yaptığı günümüz Müslüman'ı (insanı) bile, kendi dini değerleri dahi olsa, kutsaldan uzak ve umursamaz bir anlayışın içinde kaybolmuştur. Oturmalarındaki felsefik ve siyasal tartışmalardan, 'helâl tüketim endişesi'ne fırsat gelecek gibi de gözükmüyor. Kısacası alan razı, satan razı.

Bu bayramda içeriğini bilmediğiniz, içeriğini bilseniz bile üretim koşullarını gördüğünüz zaman asla bir daha tüketmemek için söz vereceğiniz bu gayri sahih şekerleme (lokum, şeker, çikolata) ürünleri yerine; lif, mineral, fenol, bakır, çinko, sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum, demir, şeker, protein zengini hurma ikram edin. Hem sorumluluktan kurtulun, hem de hayırlı bir ikram sunun.

Kalp ve damar hastalıkları, boğaz ağrıları, bronşit, öksürük ve soğuk algınlığını engelleyen, kansere karşı koruyan, halsizliği ortadan kaldıran, bedeni ve zihni gelişmeyi sağlayan, kemikleri güçlendirip kemik hastalıklarını gideren 'cennet nimeti hurmayı' ikram etmeyi mutlaka düşünmek, yeniden alışveriş listemize eklemek zorundayız.

Hurma her çekmede, her çanta, hep cepte, her dolapta, her ikram tabağında mutlaka olması gereken muhteşem bir enerji deposu ve akıllı insan yiyeceğidir.

Allah c.c. Nahl Suresi 67'de "Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel rızık edinirsiniz. Aklını kullanan bir toplum için bunda bir ibret vardır." Kaf 10-11'de ise "Kullara rızık olsun diye, küme küme tomurcuğu olan uzun boylu hurma ağaçları yetiştirdik" buyuruyor. Bu sözler her kelimesi yalan olan reklâm cümlesi değil, Allah c.c.'in sözleridir. İbret almak isteyenlere...

KEMAL ÖZER (KAYNAK: gidahareketi.org)